Dr. Macer spazmların durması için Jack'e iğne yapar. Jack, biraz toparlanır toparlanmaz Renee'ye derhal Tony için timlere tutuklama emri vermesini söyler. Ama geç kalınmıştır. Tony, nöbet bekleyen iki FBI ajanını vurup, arabalarını çalar. Jack, bu görev için Tony'ye kefil olduğundan pişmanlık duymaktadır.
Tony kendisini bir motelde bekleyen Galvez ile buluşur. Para, Galvez'in banka hesabına havale edilmiştir. Ama Galvez bunun karşılığında tüpü Tony'ye vermediği gibi bir de silah çeker. Tüpü satın almak isteyen kişinin adını öğrenmek ister. Tabancayı savurmayı başaran Tony, duş perdesinin kullanarak Galvez'i boğar. Tüpü de dolabın içinde gizlenmiş olarak bulur. Cara da motele gelir. Tüpü derhal alıcısına teslim etmelerini önerir. Ama Tony kabul etmez. Cara, patojen üretimine geçilebilmesi için bu tüpün gerekli olduğunu söyler. Fakat Tony, yeni tüpler üretmek yerine ülke sendelemiş haldeyken hemen saldırıya geçilmesinden yanadır. Çünkü FBI da hırpalanmış ve hata üstüne hata yapar duruma gelmiştir.
Tim Woods bu esnada Başkanın yanındadır ve Hodges'ın intihara kalkıştığını ama onu gözetimde tutan muhafızların müdahalesi sayesinde kurtarıldığını, hayatta olduğunu haber verir. Renee ve Jack telefonla Başkanı arayıp, Tony'ye dair kötü haberi verirler. Başkan, tüpü ele geçirmek için elinde bir ipucu olabileceğini söyler ve Hodges'ın tutuklandığı sırada savurduğu tehdidi, yani bu işin arkasında çok daha büyük bir grup bulunduğu iddiasını anlatır. Jack hemen Hodges'ı sorguya çekmek istediğini, işkence yapmayacağını ama ona ölüm belgesi verme garantisi sunacağını söyler. Çünkü Hodges sanki ölmüş gibi gösterilirse, ailesinin misillemeye uğrama tehdidi ortadan kalkacaktır.
Olivia annesinin Hodges için tanık koruma programı uygulanmasını düşündüğünü öğrenince çok öfkelenir. Çünkü ona göre bu adam, ağabeyi Roger'ın katilidir. “Düşman savaşçısı” olarak kabul edilmesi ve işkenceden geçirilmesi gerektiğini öne sürer. Başkan Taylor ise, Anayasayı korumak için ant içtiğini hatırlatır. Yaşanan şeyler aslında onu da çok üzmektedir ama yapılması gereken şeyin bu olduğunu kesin bir dille ifade eder.
Cara, dizüstü bilgisayarını kullanarak komplo grubuyla telekonferans yapar. Hepsi bilgisayar üzerinden bağlanmış olup, sesleri elektronik şekilde değiştirilmiş olarak konuşmaktadırlar. Cara, onları Tony'nin “derhal saldırı” planına ikna etmeye çalışır. Düzenlenecek saldırı, Arap bir göçmen olan Jibraan Al-Zarian'ın üstüne atılacaktır. Çünkü cesedi olay yerinde bırakılacaktır. Komplo ekibi kararsızdır. Cara hemen Wilson'a mesaj atarak ağırlığını koymasını ister. Wilson gruba yönelik bir konuşma yapar. Hodges'ın ülkeyi uçurumun eşiğine getirerek onlara bir iyilik yaptığını ve bu fırsatı kullanmaları gerektiğini belirtir. Grup, gizli oylama yapar ve “derhal saldırı” planını onaylar. Cara ve Tony bunu kutlamak için ihtiraslı bir şekilde öpüşürler.
Hodges'ın bilinci açılmıştır. Yattığı odada, ailesinin ölümüne sebep oldukları için kendisini tutuklayanlara haykırmaktadır. Jack onu sorguya çekmek için odaya girer. Kurulan canlı bağlantı sayesinde Başkan da odayı Beyaz Saraydan izleyebilmektedir. Jack, kararlaştırılan anlaşma teklifini Hodges'a açıklar. Olivia bunu daha fazla izleyemeyeceğini söyleyerek odadan çıkar. Hodges ülkeyi bütün hükümetlerden çok daha iyi koruyabilecek güce sahip bir grubun üyesi olduğunu Jack'e açıklar. Sonraki yılın başlarında, aynı anda saldırılar düzenleyecek olduklarını, bu sayede hükümeti halkın gözünden düşürmeyi planladıklarını açıklar. Halkın bu nedenle köklü önlemler alınmasını talep edeceğini, işte grubun da tam bu anda devreye girerek iktidarı ele geçirmeyi amaçladığını itiraf eder. Suçu başkasına atmak için Amerika'ya düşman olan unsurları ve uykudaki hücre teşkilatlarını desteklemiş olduklarını anlatır. Hodges kendisini en iyi Jack'in anlayabileceğini çünkü onun da “gereken neyse yapan” türden biri olduğunu söyler. Jack sinirlenir ve hiçbir ortak yönleri bulunmadığını, Hodges'ın tüm bunları sırf kişisel kazancını korumak uğruna yapmasını da tiksinti verici bulduğunu haykırır.
Jack döner ve Hodges'a eğer ortaklarının adlarını açıklamazsa, hâlâ hayatta olduğunu basına sızdıracağını söyler. Hodges, gruptakilerin adlarını bilmediğine dair yemin eder. Jack, hemen Washington Post gazetesini arıyormuş gibi numara yapar. Hodges, gruptakilerin iletişimler esnasında kendi adlarını asla kullanmadıklarını belirtir. Tüm taktiklerin, yine adını hiç bilmediği bir kadın aracılığıyla oluşturulduğunu anlatır. Jack bu bilgilerin doğru olduğuna inandığını Başkan Taylor'a iletir ve saldırının an meselesi olduğunu, çünkü stratejik açıdan en doğrusunun bu olacağını düşündüğünü belirtir. Tehdit değerlendirmesi yapmak gerekmektedir. Bu da ancak Senatör Mayer'ın yürüttüğü soruşturma nedeniyle el konulan CTU bilgisayar sunucularının yeniden kullanıma açılmasıyla mümkün olabilecektir. Başkan bunun için izin verdiğini söyler.
Sistemin yeniden kurulabilmesi için, CTU bilgi işlem protokollerini bilen birine ihtiyaç vardır. Jack hemen telefonla Chloe'yi arayıp, uyandırır. Chloe ona Bill'in öldüğü yolundaki haberin doğru olup olmadığını sorar. Jack, yaşanan olayları anlatır. Biyolojik silah saldırısı olasılığından bahseder ve Chloe'nin uzmanlığına ihtiyaç duyulduğunu belirtir. Kaldığı otelden onu aldırmak için bir araba yolladığını söyler. Chloe hemen Morris'i uyandırır ve oğulları Prescott'u da alıp derhal kent dışına çıkmasını ister. Morris hep birlikte gitmeleri gerektiğini söyleyerek itiraz etse Chloe kesin kararını vermiştir.
Jack, yeni bir krizin yaklaştığını hissedince kendisine iğne yapar. Sonra da Renee'yle birlikte bir grup FBI ajanına bu yeni görev hakkında brifing verir. Saldırıları bir başkasının üstüne yıkmak için uydurulmuş kanıtları arayacaklardır. Janis, bu iş için CTU bilgisayarlarının kullanılacak olmasına itiraz eder. Ama Renee aynen öyle yapacağını ikaz ederek Janis'e sert şekilde emir verir. O arada Chloe gelmiştir ve Jack onu karşıladıktan sonra Tony'nin ihanetini anlatır. Chloe buna inanmaz. Jack ise tanıdıkları “o” Tony'nin artık geçmişte kaldığını belirtir. Ve Chloe'ye bu görevde kendisinden yana olduğunu söyleterek, teyit ettirir.
Tony, Cara ve birkaç kişi daha, Jibraan'ın evinin dışında hazırlık yapmaktadır. Gündelikçi olarak çalışan 27 yaşındaki bu genç adamın vizesi bitmiştir ve ülkede kaçak olarak kalmaktadır. Aslında hiçbir aşırı grupla bağı yoktur. Fakat kendisi daha küçük bir çocukken, annesi ve babası Pakistan sınırına düzenlenen ABD hava saldırısı sırasında ölmüştür. Kardeşine de o bakmıştır. Bu esnada evin içinde ve uyanık olan Jibraan, 17 yaşındaki kardeşi Hamid'e dikkatli olmasını, çünkü yaşanan terör saldırılarıyla hiç ilgileri bulunmamasına rağmen, Müslümanlar için zor bir gün olacağını hatırlatır. Hamid ona boş yere endişelendiğini söyler. Çünkü işyerindeki arkadaşlarının çoğu zaten onu Porto Rikolu sanmaktadır. O esnada evin dışına bir araba daha yanaşır. İçinden iki eleman daha inerek Tony ve Cara'ya katılır. Hep birlikte apartmana yönelirler.
Aaron Pierce, Hodges için tanık koruma anlaşma taslağını hazırlamış olan Olivia'yı duygusal açıdan çok gergin bir halde bulur. Olivia “Böyle adalet olmaz” diye isyan eder. Çünkü ağabeyi Roger mezarda yatarken, Hodges yaşamaya devam edecektir. Aaron Pierce'a “keşke Hodges'ı gebertsen” anlamında laflar eder. Ama hemen sonra özür diler ve öfkeden böyle konuştuğunu belirtir. Aaron odadan çıkar çıkmaz Olivia telefonla siyaset danışmanlığı yapan arkadaşı Martin Collier'ı arar. Çünkü Martin ona bir seferinde “Halledilmeyecek veya ekarte edilmeyecek bir sorun yoktur” demiştir. Oliva ne istediğini telefonda söylemez. 15 dakika sonra Beyaz Sarayda görüşmek üzere anlaşırlar.
Chloe o anda FBI binasında CTU bilgisayar sunucularının yeniden kurulma işlemlerine gözetmenlik etmektedir. Janiz mızmızlanmaya başlar. Çünkü ona göre bu yaptıkları iş yüzünden Haklar Bildirgesini ihlal etmektedirler. Adeta “Büyük Birader” gibi davranmaktadırlar. Bunu duyan Jack öfkeden köpürür ve Janis'e eğer istiyorsa binayı terk etmekte serbest olduğunu haykırır. Bu bilgisayar sunucularının yeniden kullanıma sokulması kararının bizzat “Başkan David Palmer'a” ait olduğunu ona hatırlatır. Chloe hayretten donakalmıştır. Jack'in durumunda bir terslik olduğunu anlamıştır.
Jibraan'ın oturduğu dairede aniden elektrik kesilir ve içeriye adamlar doluşur. Hamid, kloroformla bayıltılır. Tony, olanlar karşısında dehşete düşen Jibraan'ın kafasına tabanca dayar ve sessiz olması için uyarır. Yoksa beynine kurşun sıkacağı tehdidinde bulunur.