Erika gergin şekilde Sean'ın karşısına dikilir. Çünkü onun Jack ve Renee için bir tutuklama emri çıkarttığını fark etmiştir. Sean bu işi Jack ve Renee'yi oyalamak için yaptığını, Dubaku'nun kaçabilmesi için bunun gerekli olduğunu anlatır. Endişe etmemesini, her şeyin kontrol altında olduğunu söyler. Bu sırada Renee sinirlenmiştir. Marika'yı düşüncesizce tehlikeye attığı için Jack'i suçlamaktadır. Marika'yı korumakla yükümlü olduklarını söyleyerek ona çıkışır.
Marika tam o sırada Dubaku ile buluşur. Dubaku, onun FBI'la işbirliği yaptığını çoktan öğrenmiştir. Marika'nın cep telefonunu kırar. Biraz sakinleştikten sonra da Marika'yı affeder. FBI'ın kendisi hakkında Marika'ya yalan kanıtlar gösterdiğini, kendisinin aslen Sangala'ya barış getirdiğini öne sürer. Nihayet Marika'yı kendisiyle birlikte ülkeden kaçmaya ikna eder. Jack ve Renee yoğun bir telefon trafiğinin ardından serbest bırakılır. Takibe kaldıkları yerden devam ederler ama cep telefonunun sinyali çoktan kesilmiştir. Chloe uydudan gelen görüntüler arasında Dubaku'nun aracını teşhis eder. Jack, aracın yolunu kesebilmek için trafiğe kapalı bir parkın ortasından geçer. Ama kaza yapar ve tıkanan trafikte mahsur kalırlar. Marika, artık FBI'ın kendisini kurtaramayacağını anlar ve aniden şoförün üstüne hücum eder. Yoldan çıkan araba, takla atar.
Jack ve Renee, kaza geçiren arabaya doğru son hızla koşarlar. Jack önce Dubaku'yu çıkartır. Renee bacağı koltuğa sıkışmış olan baygın Marika'yı çekmeye çalışmaktadır. Araba ateş alır. Jack müdahale etmek isteyince Renee tabancasına asılır ve Marika'yı arabadan çıkartmak için Jack'e silah zoruyla yardım ettirir. Dubaku ağır yaralı, Marika ise ölmüştür.
Başkan Taylor, eşi Henry'nin başına gelenlerden dolayı vicdan azabı çekmektedir. Bill Buchanan odaya girer ve Dubaku'ya dair gelişmeleri iletir. Dubaku ölecek olursa eğer, devlet içerisindeki yozlaşmaya dair tüm kanıtları da beraberinde götürecektir. Bill, Başkan Taylor'a kendi güvenliği açısından hemen Beyaz Saraya dönmesi gerektiği konusunda şiddetle ısrar eder. Kızı Olivia'yı da oraya getirteceğini söyler.
İlk yardım görevlileri Dubaku'ya müdahale ederlerken Jack onu ayıltmaları için talimat verir. Jack kendine gelen Dubaku'yu, eğer işbirlikçilerinin adlarını vermezse, Sangala'ya gidip ailesine bizzat işkence yapmakla tehdit eder. Dubaku konuşmayı kabul eder ama o anda bayılır. İlk yadım ekibi Dubaku'nun duran kalbine elektroşok uygularken, vücudunda metal bir plaka olduğunu anlarlar. Jack derhal Dubaku'yu kesip açmalarını ister. Derisinin altından bir bilgisayar yongası çıkar. Jack hemen Larry Moss'u arar ve isim listesini bulmuş olabileceğini söyler. Ama bu tür bir taşınabilir bellek daha önce hiç görmediği için FBI ağyapısına yükleyememektedir. O nedenle belleği oradaki helikopter pilotuna verir ve doğrudan Larry Moss'a teslim etmesini ister. Sean, tüm bu hadiseleri, saplama yaptığı telefon hattından dinlemektedir. Bir sorun çıktığını söylediği anda Erika panikler. Çünkü ikisinin de adı o listede yazılıdır. Sean, bu işin bir çözümü olduğunu söyler. Chloe dosyaları indirdiği anda FBI'ın bilgisayar ağını anabilgisayar odasındaki terminalden birlik olup çökertecek, sistem genelinde yeniden formatlama başlatarak tüm veriyi sileceklerdir. Ama güvenlik protokol yazılımlarını atlatmak için Erika'nın yardımına ihtiyacı vardır. Erika, bu işi yapmayı kabul eder.
Dubaku hastaneye kaldırılmış ve derhal ameliyata alınmıştır. Bir polis memuru Renee'ye içinde Marika'nın şahsi eşyaları bulunan bir torba verir. Renee hâlâ Jack'in bu olay karşısındaki duyarsızlığına bir anlam verememektedir. “Bu kadar kolay mı?” diye hiddetle sorar. Bu esnada Chloe taşınabilir belleği almıştır. Bunun PX-17 modeli olduğunu söyler. Dosyaları tek sefer indirme izni verip sonra kendiliğinden tüm veriyi silme özelliğine sahiptir.
Anabilgisayar odasına çıkan Erika kısa bir süre panik yaşar. Ama sonra güvenlik protokollerini atlatmanın bir yolunu bulur. Sistem çökmeye başlar ve bunu durdurmak için Chloe'nin elinden hiçbir şey gelmemektedir. Larry ile birlikte telaşla anabilgisayar odasına koşarlar. Erika, yeniden formatlandırma işleminin başarılı olduğunu Sean'a söyler. Sean onu önce öper sonra da karnına yasladığı tabancayla vurur. Hemen ardından kendi koluna da ateş eder ve tabancayı yerde cansız yatan Erika'nın yanına bırakır. Larry ve Chloe oraya geldikleri zaman Sean her şeyi Erika'nın tezgahladığını ve kendisinin de onu durdurmaya çalıştığı yalanını uydurur. Chloe tüm bilgisayar sunucularının silindiğini doğrular. Dubaku'nun dosyaları da silinip gitmiştir. Fakat kısa bir süre sonra Chloe'nin o dosyaları dışarıdaki bir sunucuda yedeklemiş olduğu anlaşılır. Sean, adının listede olduğu ortaya çıkmadan önce kaçmaya çalışır ama bu ihanete çok öfkelenen Larry tarafından kıskıvrak yakalanır.
Rosa hastaneye gelir. Kız kardeşi Marika'nın öldüğünü öğrenince yıkılır. Gözleri yaşlı halde karşısında duran Renee'yi suçlar. Bill ile telefonda konuşan Jack, gelir ve Renee'ye gerekli bir şeyi yapmış olduklarını ve bu meselenin artık kapandığını söyler. Çünkü liste kurtarılmıştır ve tutuklamalar başlamıştır bile. Renee bu lafların hiç de insanca olmadığını haykırır. “Hiç mi bir şey hissetmiyorsun? Eşin öldürüldüğünde de böyle mi düşündün?” diye sorar ve Jack'e tokat atarak “Peki bunu hissettin mi?” diye bağırır. Sonra da ağlayarak Jack'in omzuna kapanır. Jack onu teselli etmek için bununla yaşamayı öğrenmek zorunda olduğunu söyler. Ayrıca Dubaku'nun arabasının orada kendisine silah çektiğini hatırlatarak “Bana bir daha silah çekersen, kullanmaya niyetin de olsun” der. Renee de ona “Vardı zaten” diye cevap verir.
Başkan Taylor Beyaz Saraya getirilen ve uzun zamandır görüşmediği kızıyla karşılaşır. Henry'nin durumunun kritik olduğunu, kurşunun akciğerine saplandığını söyler. Olivia hemen hastaneye, babasının yanına gitmek ister. Ama Başkan Taylor buna izin vermez. Olivia'nın başına da bir şey gelmesini göze alamayacağını belirtir. Tam da aralarında tartışma çıkacağı anda Bill Buchanan'ın görüşmek için dışarıda beklediği bildirilir. Bill, Başkana artık Dubaku'nun listesini ele geçirdiklerini müjdeler. Başkandan ricada bulunarak Jack'in başındaki soruşturma için Senatör Mayer'la konuşmasını ister. Senatörün şahsi garezi yüzünden Jack'in hapse girmesinin hiç de hakça olmayacağını belirtir. Başkan bir söz veremeyeceğini ama konuyu düşüneceğini söyler.
Jack, Seanto binasının merdivenlerinde öylesine oturmuş beklerken, Tony Almeida çıkagelir. Tehlikenin henüz geçmediği konusunda Jack'i uyarır. Washington'da bir saldırı daha yaşanacaktır. Ama bunu Dubaku değil de, Sangala'daki hakimiyetini yitirdiğinden tedirgin olan Juma gerçekleştirecektir. Juma, taraftar toplamak için doğrudan ABD'ye saldıracaktır. Tony bu bilgiyi FBI'a değil de doğrudan Jack'e vermiştir çünkü saldırı, saat 19:00'da başlayacak olduğu için FBI'ın mevzuat bürokrasisini bekleyecek vakit yoktur. Çok önemli ve büyük ses getirecek bir hedef seçilmiştir. Bunu planlayanlardan biri de Senatör Mayer'ın Özel Kalem Müdürü olan Ryan Burnett'tır. Fakat Tony çok emindir. Senatör Mayer bu olaya karışmamıştır. Jack, isim listesinde Burnett'ın da bulunduğunu o nedenle kaçmadan önce hemen yakalamak gerektiğini söyler. Tony çoktan onun peşine düşmüştür ama yine de Jack'ten yardım ister.
Senatör Mayer, Beyaz Saraya gideceğini çünkü Başkan Taylor'ın kendisiyle Jack Bauer hakkında konuşmak istediğini Burnett'a söyler. Bu işin zamanlamasından pek hoşlanmadığını da belirtir. Burnett'ın da kendisiyle birlikte gelmesini ister. Burnett, dizüstü bilgisayarını almak için odasına döndüğü anda cep telefonuna bir mesaj gelir. Mesajda: “Unsurlar yerlerinde, operasyon planı yürürlükte” diye yazmaktadır.